Sayfa Yükleniyor...
Uşşaki Vakfı Bandırma Şubesi - 1995
Uşşaki Camii / Gambiya - AFRİKA

Uşşâkî Camii / Kur'an-ı Kerim Tilaveti ve Ezân-ı Şerif, Gambiya - AFRİKA 2015

Güncel

Âşıkâne Dergisi 27.Sayısı çıkmıştır. 27.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 26.Sayısı çıkmıştır. 26.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 25.Sayısı çıkmıştır. 25.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 24.Sayısı çıkmıştır. 24.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 23.Sayısı çıkmıştır. 23.Sayıyı görmek için tıklayınız.

2015 yılı Miraç Kandili Programı, Mevlid Programı ve Halı Saha Bakım ve Yenileme Çalışmaları ile ilgili fotoğraflar için tıklayın.

Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun. Hayırlı Cumalar...

Bartın Kutlu Doğum etkinliği fotoğrafları için buraya, video için ise buraya tıklayınız.

Üç Ayların Müjdecisi Olan Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun...

Radyo Aşıkane'yi dinlemek için tıklayınız.

2014 Faaliyet Raporu eklenmiştir. Görüntülemek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 22.Sayısı çıkmıştır. 22.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 21.Sayısı çıkmıştır. 21.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun...

Âşıkâne Dergisi 20.Sayısı çıkmıştır. 20.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Kurban Bayramınızı Tebrik Eder, Hayırlara Vesile Olmasını Dileriz...

Âşıkâne Dergisi 19.Sayısı çıkmıştır. 19.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar, birlik ve beraberlikle geçireceğimiz nice bayramlar temenni ederiz.

Âşıkâne Dergisi 18.Sayısı çıkmıştır. 18.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Kadir Geceniz Mübarek Olsun...

Tüm İslam Aleminin Berat Kandilini Kutlar, Hayırlara Vesile Olmasını Dileriz...

Namaz mü'minin miracıdır. (Hadis-i Şerif) Namazı miraç olanlardan olabilmek dileğiyle, hayırlı kandiller...

Tüm İslam Aleminin Regaip Kandilini Kutlar, Hayırlara Vesile Olmasını Dileriz...

Âşıkâne Dergisi 17.Sayısı çıkmıştır. 17.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 16.Sayısı çıkmıştır. 16.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 15.Sayısı çıkmıştır. 15.Sayıyı görmek için tıklayınız.

2013, Aşure günü(10 Muharrem) kutlamaları yapıldı. Fotoğrafları görüntülemek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 14.Sayısı çıkmıştır. 14.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Radyo Aşıkane'yi dinlemek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 13.Sayısı çıkmıştır. 13.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 12.Sayısı çıkmıştır. 12.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Aşevi Temmuz 2013 Ramazan Ayı resimleri için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 11.Sayısı çıkmıştır. 11.Sayıyı görmek için tıklayınız.

19.04.2013, Bayanlar tarafından kutlu doğum programı düzenlendi. İlgili fotoğraf için tıklayın.

Uşşaki Vakfı Bandırma Şubesi olaraktan Çanakkale gezisi düzenlendi. Fotoğraflar için buraya tıklayın.

Âşıkâne Dergisi 10.Sayısı çıkmıştır. 10.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Peygamber Efendimizin(s.a.v) doğum gününe hürmeten Uşşaki Vakfında bayanlar tarafından Mevlid-i Şerif programı düzenlendi.

Âşıkâne Dergisi 9.Sayısı çıkmıştır. 9.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 8.Sayısı çıkmıştır. 8.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 7.Sayısı çıkmıştır. 7.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 6.Sayısı çıkmıştır. 6.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Dergisi 5.Sayısı çıkmıştır. 5.Sayıyı görmek için tıklayınız.

20.04.2012, Bayanlar tarafından Kutlu Doğum Programı düzenlendi.

Âşıkâne Dergisi 4.Sayısı çıkmıştır. 4.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Bayanlar arasında Mevlid Kandili kutlandı. Fotoğraflar'a git.

Âşıkâne Dergisi 3.Sayısı çıkmıştır. 3.Sayıyı görmek için tıklayınız.

Âşıkâne Yayınevi irtibat için buraya tıklayınız.

Âşikâne Dergisi 2.Sayısı çıkmıştır. 2.Sayıyı görmek için tıklayınız.

15.07.2011, Berat Kandili dolayısıyla lokma dağıtımı yapıldı.

28.06.2011, Miraç Kandili dolayısıyla lokma dağıtımı yapıldı. Fotoğraflar'a git.

02.06.2011, Regaip Kandili dolayısıyla lokma dağıtımı yapıldı.

Uşşâki Vakfı toplantı ve gezi Fotoğraflar'ına git.

Uşşâki Vakfı, Âşıkâne Dergisi çıkmıştır.

Facebook adresimiz açılmıştır.

Kutlu Doğum Programı Fotoğraflar'ına git.

Bayanlar tarafından Kutlu Doğum Programı düzenlendi.

Yeni videolar eklenmiştir. Videolar'a git.

Uşşâkî Vakfı Bandırma Şubesi internet sitemizdeki en son güncel olayları buradan takip edebilirsiniz.

. . .
Esmâ-ül Hüsnâ
Rakîb
Bakıp gözeten ve kendisinden hiçbir şey gizlenemeyen.
. . .
(Tümünü Gör)
Ayet-i Kerime
...Ecelleri geldiği zaman onu ne bir an geri bırakabilirler, ne de ileri alabilirler.(A'raf-34)
Hadis-i Şerif
İnsanın Cehenneme girmeye en çok sebep olan ağzı ve avret yeridir.
Güzel Sözler
Zamanı öldürmekten sözederiz, ama bizi öldüren zamandır. (A.Allais)
İletişim Bilgileri
İletişim Bilgileri
Uşşaki Vakfı Bandırma Şubesi
Adres: Sunullah Mahallesi 910 Sokak No:21 10200 - Bandırma/Balıkesir - TÜRKİYE

Telefon: +90 (266) 714 46 56

Faks: +90 (266) 714 46 56

Cep: +90 (535) 281 17 87



info@bandirmaussaki.org

Hz. Pir'in Kerametleri

  1. III.Sultan Murad
  2. Sefer Baba
  3. Dervişin İmtihanı
  4. Deprem
  5. Emniyet Erkânı
  6. Hz. Pir'in Vefatı

III.Sultan Murad

Hz Pir Uşşâk'ta iken Osmanlı Padişahı, ll. Sultan Selim idi. Padişah’ın iki oğlundan biri olan şehzade III. Murad Manisa’da vali idi. Şehzâde Murad, kendisinin padişah olup olamayacağını sorduğu bir mektubu, Uşşâkta bulunan Pir Hazretlerine göndermiştir. Uşşâk’a varan ulak Hazret-i Pir’in dergahına giderek huzuruna kabul edilir. Ulak getirdiği mektubu Hazret-i Pir’e vermeden ve ziyareti hakkında bir tek kelime söylemeden Hazret-i Pir ulağa hitaben:


- "Git şehzadeye söyle, hemen İstanbul’a hareket etsin. Falanca gün saltanat tahtına oturacaklardır." buyurur.


Ulak hemen Manisa’ya dönerek durumu şehzâdeye bildirir. Şehzâde III. Murad vakit geçirmeden İstanbul’a gitmek üzere yola çıkar. Balıkesir’e geldiğinde Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa’nın gönderdiği heyetle karşılaşır. Sadrazamın mektubunu alıp okuyan Şehzâde Murad, bu mektuptan, babası ll. Selim’in hamamda düşerek öldüğünü, sadrazamın bu ölüm keyfiyetinin halktan sakladığını ve kendisini tahta çıkmak üzere davet ettiğini öğrenir. İstanbul’a gelen Sultan lll. Murad tahta çıkar.



Sefer Baba

Sefer Baba Pir Hazretlerinin arabasıcıdır.


Bir gün dergaha misafir dervişler gelir. Sefer Baba'ya yatacak yer kalmaz. Bu durum karşısında Sefer Baba’nın Pir Hazretlerinden ayrılmağa gönlü razı olmadığından Pir Hazretlerine hitaben:


- "Efendim, ben nerede kalacağım"


Deyince, Hazret-i Pir’in canı sıkılır, Sefer Baba'ya tekkeden destur verip:


- "Cehenneme git, diye celal eder"


Sefer Baba dergahtan çıkar ve yolda düşünceye dalar. "Dünyada cehenneme gitmeye imkan yok. Dünya cehennemi olsa olsa fırın olabilir. Pirimin sözü, yerini bulması gerek" deyip, Kasımpaşa’da bir fırına gider. Yanmakta olan içi ateş dolu fırına,"Destur ya Allah, ya Aziz" diyerek kendisini atar. Bu hali gören herkes hayretle bakakalır.


Hz İbrahim Peygamber'e tecelli eden ayet-i kerim'e, Sefer Baba'ya da tecelli eder. Sefer Baba'ya ateş gülistan olur. Vücutlarına bir zarar gelmez. Bu durum Pir Hazretlerine intikal ettirilir ve emri üzerine Sefer Baba fırından biraz terlemiş olarak çıkarılır. Bu olaydan sonra Hazret-i Pir, Sefer Baba'ya af ile muamele ederek tekrar dergahına alır. Pir Hazretleri, ne büyük sultandır ki, gazabına uğrayan dervişini sırf kendisine olan muhabbet ve bağlılığı sebebiyle ateşin yakmasından yüce himmetiyle korumuştur.



Dervişin İmtihanı

Hazret-i Pir’e hizmet eden bir derviş varmış. Pir Hazretleri, bâzı kemale erişen ve istidadı yüksek olan müridlerine hilâfetnâme verip bâzı yerlere tâyin edermiş. Bu derviş bir gün Hazret-i Pir’in celalli zamanında, “ efendi hazretleri, bu fakir evladınıza da bir himmet buyursanız” diye naz ve niyazda bulunmuş.


Hazret-i Pir, “ Oğlum, dünyâya ait senin neyin var ” demiş.


Derviş efendi, “Azîzim, bir evim ve birde bağım var” deyince, onları sat ta parasını bana getir buyurmuşlar.


Derviş efendi, “Beni imtihan ediyor” diyerek oradan ayrılıp gitmiş. Evini ve bağını satıp parasını Hazret-i Pir’e getirmiş.


Hazret-i Pir, “ Oğlum, paraları al, Kasımpaşa’da denize atta gel” buyurmuşlar.


Derviş efendi, denizin kenarına varıp, paraları bir keseye sarmış ve ipe bağlayarak kimsenin görmediği bir yerde deniz'e sarkıtmış. Oraya da işaret edip "Tekrar geldiğimde buradan alırım" diyerek Hazret-i Pir’in yanına gitmiş.


Hazret-i Pir, "Oğlum, paraları denize attın mı" demiş. Derviş de, "Attım efendim" demiş. Hazret'te, “ İpi kes, keseyi denize atta gel ” buyurunca, Derviş efendi oradan ayrılıp kendi kendine şöyle söylenmiş, "Şimdiye kadar, bâzılarına hilafet verirken ne ev ne de mallarını sattırdı. Bu bize gelince mi böyle oluyor" diyerek darılıp, deniz kenarından paraları alarak ve bir daha Pir Hazretlerinin yanına uğramadan dergahı terk edip gitmiş.


Deprem

H.1310 (M.1890) yılında ki depremden sonra, türbe ve tevhidhâne harap olmuş, Pir Hazretlerinin kabr-i şerifleri bu olay tesiriyle çukurda kaldığından su istilasına uğramıştır.


Hazret-i Pir, zamanın Padişahı II. Abdulhamid'e rüyasında görünüp,


-"Kabrimdeki mahsuru izale ediniz" diye ihtarda bulunur.


Padişah uyanınca Hacı Ali Paşa'yı huzuruna çağırarak, olayı anlatır. Sultan ll. Abdülhamid, Hazret-i Pir'in dergahının nerede olduğunu bilmiyordu. Rüyâda gördüğü türbe ve tevhidhâneyi tarif ederek Hacı Ali Paşa'yı bu iş için görevlendirdi. Hacı Ali Paşa, Kasımpaşa'da tarif edilen türbeyi ararken o zamanın mürşidi Cemaleddin Efendi'ye rastlar ve ondan türbenin yerini sorarak öğrenir. Türbeyi bulur, harap halini ve su baskınından gördüğü zararı tespit ederek keyfiyeti Padişah'a arz eder. Padişah II.Abdulhamid Pir Hazretlerinin türbesinin etrafına duvar yaptırmış ve mübarek kabirlerini yükseltmiş, ayrıca semahane, türbe, haremlik ve selamlıktan teşekkül eden külliye yaptırarak yeniden imar ettirmiştir.



Emniyet Erkânı

Hazret-i Pir zamanında Kasımpaşa’da bulunan kaymakam bir gün emniyet erkânı ile beraber hazretin dergâhına gelip:


"Yolunuzun Hak üzere olup olmadığını anlamak isteriz Yoksa tekkenizi kapatacağız" demiş.


Gavs-ül â'zam Pir Seyyid Hasan Hüsameddin Uşşâkî hazretleri müridlerine hitaben, "Sizler dışarı çıkın" buyurmuş. Bunun üzerine müridleri dışarı çıkmışlar. Dergahta bulunan sineklere hitab ederek,”Sizler de dışarı çıkın, aramızda gizli konuşmalar olabilir" demiş. O anda emir alan sineklerin hep birden kapıdan dışarıya çıktıkları görülmüş. Bu hali gören kaymakam ve erkânı,"Aman efendim, yolunuz gayet güzelmiş" diyerek Hazret-i Pir’den destur alarak dergahtan ayrılmışlar.


Hz. Pir'in Vefatı

Pir Hazretleri padişah III. Sultan Murad’a hacca gideceğini beyan ettikten sonra hac hazırlığını yapıp, yola çıkmıştır. Nakledilir ki: Pir hazretleri Hicaz seferine çıkacağı sırada oğlu Mustafa Efendi’ye, eşinin hamile olduğu ve bir kardeşlerinin dünyaya geleceğini söyleyerek: “ Bizim Hakka yürümemiz mukadderdir. O saadetli oğlumun ismini Abdurrahim koy ve kendisinin ilim ve terbiyesiyle meşgul ol” diye vasiyette bulunmuştur. Mekke-i Mükerreme’ye vararak, Hac farizasını yerine getirerek hacı olmuşlardır. Daha sonra Medine’ye gelerek Resûlullah (s.a.v) Efendimiz’in mübarek Ravzalarını ziyaret etmişlerdir. Pir Hazretleri Hac dönüşü Konya’ya gelindiğinde, Hazret-i Mevlana’nın ( k.s.a. ) türbesini ziyaret ederler. Ziyaretini müteakip Mevlevi şeyhi olan dedeyi yanına çağıran Hazret-i Pir, dedeye şu talimatı verir.


“Biz burada Hakka yürüyeceğiz.cenaze hazırlığımız burada yapılacak. Fakat cenazemiz İstanbul’dan gelecek heyete teslim edilmek üzere muhafaza edilecektir.” Buyurmuşlardır. Bir müddet sonra rahatsızlanan Hazret-i Pir H.1001 yılında 120 yaşında iken Konya'da Allah’ın rahmetine kavuşmuştur.


Cenaze namazı kılındıktan sonra Konya valisi, Hazret-i Pir'in mübarek cesedini kokmaktan muhafaza kasdıyla ilaçlanmasını istemiştir. Müridleri bu isteğe karşı çıkmışlar ve bir tarikat pirinin cesedinin asla kokmayacağını, ısrarla ileri sürmeleri üzerine vali de bu isteğe uymaya mecbur kalmıştır.


Evlatları Mustafa ve Abdülaziz efendiler aldıkları İşaret-i maneviye ile Konya’ya gelirler. Nitekim oğullarının İstanbul’dan Konya’ya gelmelerine kadar on dört gün Mevlevi tekkesinde saklanan hazreti Pir’in cesedi, kokmak şöyle dursun, çevresine misk kokuları yaydığı görülmüştür.


Hazret-i Pir’in vasiyetleri mucibince, oğulları mübarek cesedlerini bir öküz arabasına koyarak Konya’dan yola çıkarlar ve uzun bir yolculuktan sonra İstanbul, Üsküdar’a gelinir. Pir Hazretlerinin cenazesinin Üsküdar'a gelişinde karşılayanlar arasında Pir Aziz Mahmud Hüdai hazretleri de bulunmuşlardır. Padişah III. Murad, İstanbul tarafına geçebilmesi için Üsküdar’da halen “Öküz iskelesi” diye anılan sahil kısmına sallar koydurmuş olduğundan arabayı çeken öküzler iskelede hiç durmaksızın hazırlanmış sallara geçerler. Dolmabahçe'de karaya çıkan öküz arabası oradan Kasımpaşa’ya gelerek şimdiki türbenin önünde durur. Kendi dergahına bir Kabr-i şerif kazdırılarak Hazret-i Pir orada defnedilir.



Yukarı Çık